Doğru SEO Stratejileri ile Doğru Bilgiyi, Doğru Zamanda, Doğru Kullanıcıya Ulaştırabilirsin

SEO

Google arama sonuçlarında listelenen sayfaların hepsi, her zaman doğru bilgiyi vermeyebiliyor. Ya da bazen merak ettiğimiz sorunun cevabı ilk tıkladığımız sayfada olmayabiliyor. Eğer kullanıcıların aradığını ne eksik ne de fazla bilgi ile onlara ulaştırmayı başarabiliyorsan; doğru yoldasın demektir. Fakat söz konusu tam tersi ise hemen işe koyulman lazım.

Kubix Digital’da çalışmaya başladığım ilk günden bugüne kadar dahil olduğum tüm toplantılarımızda kullanıcı alışkanlıklarından bahsediyoruz:

  • Bu kullanıcının niyeti ne?
  • İlgili kullanıcı hedef kitlenin içerisinde mi? Değilse, hedef kitle olma potansiyeli var mı?
  • Hangi kelimeleri kullanarak araştırma yapmış, aradığını web sitesinde bulmuş mu?
  • Aradığı şey web sitesinin hizmeti ile alakalı mı?
  • Alakalı ise bu bilgiyi ona nasıl aktarabiliriz?

İşte tüm bu holistik SEO yaklaşımı ile incelediğimiz “kullanıcı niyeti”, Kubix Digital’i dijital pazarlama sektörünün Robin Hood’larından biri yapıyor. Çünkü kelimelerin amaç değil araç olduğunu biliyoruz. Mesela sen Google’da araştırma yaparken kullandığın kelimeleri bir amacın olduğu için kullanıyorsun. Belki bir içerik okumak istiyorsun, belki de ürün satın almak istiyorsun. Yani kısacası, tıpkı senin gibi -tüm kullanıcıların yaptığı aramaların bir amacı var.

İlk başta konuyla çok alakasız gelecek ama sonunda niyetimi daha kolay anlayacaksın. Eğer denk geldiysem, National Geographic Wild’ı izleyerek saatler geçirebilirim. Elbette ne kadar kaliteli ve doğru bilgiyi aktaran içerikleri olduğunu tartışmayacağım. Burada beni her zaman etkileyen bir başka konu var ki o da fragmanlarının metin içeriği.

“Follow the seasons... Follow the scent, or the paths left behind… Follow the rhythms of life... to the greatest events on earth… You might find out, what life is all about… So follow your instincts, to Nat Geo Wild.” Doğadaki vahşiler, içgüdülerini takip ederek hedeflerine ulaşıyor. Biz ise kullanıcı davranışlarını takip ederek, yorumlayarak ve testler yaparak onları aradıkları içeriğe ulaştırıyoruz.

Buraya kadar özetleyecek olursak;

  • Anahtar kelime odaklı SEO yapmak diye bir şey yok. Anahtar kelimeler, sırf hacmi yüksek olduğu için ya da diğer rakipler kullanıyor diye kullanılmamalı. Çünkü bu düşünce büyük resme küçük bir noktadan bakıyor olmakla aynı şey.
  • Kelimeler, amacın değil; aracın olmalı. Hizmetini anlatmak için; kullanıcı niyetine, aramasına cevap vermek için olmalı.

Neden Google’ı Kullanıyoruz?

Öğrenmek, araştırmak, satın almak, güncel haberleri takip etmek gibi bir çok neden sayabilirim.

Peki arama sonuçlarında nelerle karşılaşıyorsun? Sadece fiyatını öğrenmek istediğin bir ürün hakkında en az 500 kelime ile hazırlanmış bir içerik okudun ama fiyat bilgisine -yani aradığın asıl bilgiye ulaşamadın mı? Eğer cevabın evetse, yalnız değilsin. İşte bu yüzden, senin, benim gibi birçok kullanıcının aradığına ulaşabilmesi için web sitelerinin doğru SEO stratejileri ile optimize edilmesi gerekiyor.

Web Sitem Hangi Kullanıcı Davranışlarına Cevap Veriyor?

Öncelikle nasıl bir web siten var? E-ticaret sitesi misin? Yoksa kullanıcılarına sadece içerik mi sunuyorsun? İçeriklerinin konusu ne? Gezi içerikleri mi yoksa tıbbi içerikler mi paylaşıyorsun? İşin sonu tahmin ettiğin gibi, “Sen kimsin?” sorusuna geliyor.

Bu yüzden öncelikle yapılması gereken şey site amacının tanımlanması çünkü kullanıcıların siteni neden ziyaret ettikleri kısmen belli:

  1. Bilgi edinmek istiyorlar, bu yüzden de arama yapıyorlar. Dolayısıyla aradıklarının cevabını sitende mutlaka açık ve net bir şekilde veriyor olman gerekiyor. Unutma bazı bilgilerin cevabı tek cümleyle açıklanabilirken, bazılarının ki sayfalar tutar.
  2. Rezervasyon yapmak, uygulama indirmek ya da bir şeyler satın almak istiyorlar. Bu yüzden onlara uzun uzun içerikler okutmak yerine sadece istedikleri aksiyonu alabilecekleri bir sayfa ulaştırman gerekiyor.
  3. Web sitene ulaşmak istiyorlar.
  4. Mağazayı ziyaret etmek istiyorlar. Bu yüzden marka + lokasyon aramalarını bir arada kullanarak arama yapıyorlar.

Eğer sadece marka tarafından biri gibi düşünürsen yukarıdaki 4 adım biraz karışık gelebilir. İster marka ol ister SEO uzmanı; günün sonunda sen de Google ya da diğer arama motorlarının bir kullanıcısısın ve bu süreçlerin birebir içindesin.

Buraya kadar anlattığım konularda hemfikirsek, konuyu biraz da örneklerle geliştirelim. Birçoğumuz Oleg Cassini’yi tanıyor. Oleg Cassini, Amerika ve Türkiye’nin en popüler gelinlik ve abiye markalarından biri. Özellikle biz kadınların %90’ı özel davetler için şık elbise ararken ya da gelinlik almanın zamanı geldiğinde; Oleg Cassini ilk aklımıza gelen markalardan biri oluyor. Benim Oleg Cassini’yi örnek olarak seçmemde de bunun büyük bir etkisi var. Çünkü müthiş bir kullanıcı sayısına ve çeşitliliğine sahip. Yani spesifik bir ürün ve içerikte farklı kullanıcı davranışlarını inceleyebiliyoruz. Dolayısıyla yukarıda bahsettiğim 4 kullanıcı davranışını da Oleg Cassini üzerinden anlatabilirim.

1. Bilgi Edinmek İçin Yapılan Google Aramaları

Eğer kullanıcılar bilgi edinmek için web siteni ziyaret ediyorsa, seni ilgilendiren 2 durum var:

  • Bilgi, iş tanımınla ilgili mi?

Değilse, bu içeriği kullanıcıya “gerçekten” vermemelisin. Aksi takdirde, sektörde sırf kelime çorbası ile SEO yaptığın düşünülebilir. Ya da kullanıcıların kafasını karıştırabilirsin. Eğer seyahat blogun varsa, makine parçalarını sitende anlatmamalısın.

  • Fakat ilgiliyse, konuyla ilgili tüm bilgiyi kullanıcıya sunmalısın. Eğer bilgi tek cümle ise uzatmamalısın; fakat “nasıl yapılır, kullanılır?” gibi ayrıntılı bir cevaba ihtiyacı olan bir soru ise; bilgiyi verirken tüm detaylarını düşünmeli, önemli noktaları vurgulamalı, görsel ya da video’lar ile geliştirmelisin.

Yine kendinden örnek verebilirsin; aradığın bilgi tam olarak anlatılmadığında hemen siteyi terk ediyor; daha ayrıntılı bir içerik bulmaya çalışıyorsun değil mi? İşte kullanıcılarının bu şekilde siteni terk etmemesi için; ihtiyaçları olan her şeyi sunmalısın. Unutma. Ne bir fazla, ne bir eksik.

Konuyla ilgili kendi hayatımdan bir örnek de paylaşmak istiyorum. Çok yakın aile dostumuzun kızı Beyza, Haziran ayında mezun olacak ve haliyle mezuniyet elbisesi almak istiyor. Bana göre, Haziran’daki mezuniyeti şimdiden düşünmek için çok erken ama ona göre, "tüm arkadaşları çoktan elbiselerini almış" ve işin kötü tarafı, Beyza hâlâ karar verememiş.

Beyza ve İrem
Beyza ve İrem

Konuyu buraya kadar özetleyecek olursak;

  • Beyza’nın tüm arkadaşları aylar öncesinden tüm araştırmalarını yapmış, ihtiyaçları olan bilgileri edinmiş ve mezuniyet alışverişlerini tamamlamışlardı.
  • Fakat Beyza ve Beyza gibi henüz karar verme aşamasında olan; nasıl bir elbise alacaklarına dahil karar verememiş birçok potansiyel müşteri vardı.

Google’da araştırıp araştırmadığını sorduğumda ise henüz aradığı detaylı mezuniyet elbise önerilerini bulamadığını söyledi.

Arama Motoru Kullanıcı Davranışı Analizi SEO
Arama Motoru Kullanıcı Davranışı Analizi SEO

Bir yandan kullanıcılar “mezuniyet elbiseleri” gibi çok genel terimleri Google’da aratıp hem fikir almak hem de örnek elbise modelleri görmek istiyorlardı. Diğer yandan, Oleg Cassini’de yüzlerce abiye çeşidi olmasına rağmen hiçbir içeriği ya da ürünü “mezuniyet elbisesi” olarak tanımlanmamıştı. Elbette Oleg Cassini'nin tüm abiyeleri herhangi bir mezuniyet gecesinde giyilebilirdi ama kullanıcıların dikkatini çekecek ve yönlendirecek bir sayfası ya da içeriği yoktu. Bu yüzden konuya özel bir landing page çalışması yaptık. Beyza gibi öneri arayan tüm kullanıcılara öneriler hazırladık ve önerilerimize uygun elbise modellerine yönlendirdik.

Ekstra Bilgi:

Bazı bilgilerin uzatılarak, sayfalarca anlatılmaması gerektiğinden bahsetmiştim. Yandaki featured snippet örneği, buna iyi bir örnek. Kullanıcı sadece bir şeyi merak ediyor ve sayfa içeriği de sadece ona cevap veriyor; kısa ve net.

Oleg Cassini Featured Snippet Örneği
Oleg Cassini Featured Snippet Örneği

2. Mağazayı Ziyaret Etme Niyeti ile Yapılan Google Aramaları

Birkaç hafta sonra Beyza’yı tekrar aradım ve hayallerindeki mezuniyet elbisesini bulup bulmadığını sordum. O da henüz satın almadığını ama en azından marka ve elbise modeline karar verdiğini söyledi. (Evet, hâlâ online alışveriş yapmaktan hoşlanmayan birileri var.)

Marka ve modele karar verdiği için bir sonraki adımı, ona en yakın mağazayı bulmaktı. Dolayısıyla “marka + lokasyon” aramasını yaptı. Marka-lokasyon araması yaptığımızda hiçbirimiz uzun bir içerik okumak istemeyiz. Hatta istediğimiz şey; mağaza bilgilerinin karşımıza çıkan ilk sayfada bize gösterilmesidir.

Google Local 3-Pack ve Google Benim İşletmem
Google Local 3-Pack ve Google Benim İşletmem

Sen de mağaza bilgilerinin örnekte olduğu gibi kullanıcı aramalarında, direkt karşılarına çıkmasını istiyorsan, yapman gereken birkaç şey var:

Öncelikle, yukarıdaki ekran görüntüsünde gördüğün harita ve 3 lokasyon adresinden oluşan Google arama sonucu “Local 3-Pack” olarak bilinir ve her zaman Google arama sonuçlarının ilk sırasında konumlanır. Kullanıcıların arattığı marka ve lokasyon bilgileri ile en alakalı kombinasyonları; tüm adres, telefon, mesai saatleri gibi bilgiler ile bir arada listeler.

Fakat tüm bunlardan faydalanmak için ilk olarak Google My Business (GMB, Türkçe adı ise Google Benim İşletmem) hesabının olması ve bu hesabın da Google tarafından onaylanması gerekiyor. GMB’da iş yeri / mağaza lokasyonunu açmak için yapman gerekenler ise şunlar:

  • Şirketin ile ilgili istenilen tüm bilgileri tamamla. Bilgileri tamamladıktan sonra Google, işletmenin aktivasyonu için sana iki seçenek sunuyor:

- Seni telefon ile arayıp, kodu iletebilirler.

- Sisteme kaydettiğin adrese aktivasyon kodunu postalayabilir.

  • GMB’da lokasyonunun olması ve onaylanması Local 3-Pack arama sonuçları için bir adım ancak burada bitmiyor.

GMB’ı farklı bir pazarlama kanalı olarak düşünmelisin. Tıpkı sosyal medya gibi. Burada işletmen ile ilgili tüm bilgileri, web sitende yayınladığın kampanyaları, indirimleri, blog içeriklerini, görselleri; anlayacağın birçok şeyi paylaşman gerekiyor.

Google Benim İşletmem Örnek Bilgi Alanı
Google Benim İşletmem Örnek Bilgi Alanı

GMB’ın diğer sosyal medya kanallarına göre en büyük artısı; burada paylaştığın her şeyin aslında Google ve Google ürünlerinde paylaşılıyor olması ki bunun anlamı milyonlarca kullanıcı demek.

Buraya kadar özetleyecek olursak;

  • Hedef kitlenin bir bölümü hâlâ online alışveriş yapmayı bilmiyor olabilir. Ya da bilse bile mağazaya giderek alışveriş yapmayı tercih ediyor olabilir. Dolayısıyla web siten her ikisinin ihtiyaçlarına, sorularına ya da isteklerine de cevap verebiliyor olmalı.
  • Sadece GMB’ta hesap açman yeterli değil. Aynı zamanda yapısı tamamen stratejik bir şekilde düşünülmüş, fonksiyonelliği olan lokasyon/mağaza sayfalarının olması ve tüm bilgilerin orada da yazması gerekiyor.

3. Aksiyon Almak İçin Yapılan Google Aramaları

Başta mobil olmak üzere tüm cihazlardan yapılan “aksiyon” aramalarının tek bir amacı var o da adı üstünde; sadece aksiyon almak. Söz konusu internet aracılığı ile herhangi bir şey için aksiyon almak olunca, kullandığımız arama terimleri çok uzun olmaz.

Örneğin, havalar ısınmaya başladı ve şimdiden yaz tatili planını yaptın (yani Google aramalarında çokta araştırma kısmını atladın; karar verdin). İzmir’e gitmeye karar verdin ve uçak bileti almak istiyorsun. Muhtemelen arama motoruna “izmir uçak bileti satın al” gibi bir terim yazarsın değil mi?

Mesela önceden telefonla arayarak kuaför randevusu alıyordum fakat özellikle son 1,5 senedir bunu online randevu sistemine döndürdüm. Ya da yükselen burcumu merak ettim ve Google’da “yükselen burcu hesapla” arama terimlerini kullandım. Çünkü neden olmasın?

Google Mobil Arama Sonucu
Google Mobil Arama Sonucu

Sektörden örnek verecek olursam, geçtiğimiz aylarda DigitalZone 2018’e katıldım ve Alen Todorov, kendi oturumunda SEOMonitor Signals uygulamasını tanıttı. SEOMonitor’ü zaten SEO projemiz için kullanıyordum, Signals yorumları da iyiydi; dolayısıyla düzenli bir Google kullanıcısı olarak hemen arama motorunda sihirli “seomonitor, indir, app” aksiyonlarını kullandım ve uygulamayı indirdim.

Biliyorsun son zamanlarda sadece klavye ile değil, konuşarak da cihazlarımıza aksiyon aldırabiliyoruz. Kimden bahsettiğimi çok iyi biliyorsun: Google Asistan, Siri, Alexa gibi sesli asistanlardan bahsediyorum. Henüz dikte dışında sesimi çok kullanmıyorum ama Siri’yi sık sık kullanıyor olsam aksiyonlarım aşağıdaki gibi olurdu (ve elbette bu aksiyonlar gerçek olsaydı):

“Hey Siri,

...Justin Timberlake’i arar mısın?

….Toronto’ya git!

….Saat 10.00’a alarm kurar mısın?”

Anlayacağın bu kullanıcı davranışlarının tümü tek bir şey ile sonuçlanmak istiyor, o da aksiyon almak, aksiyona geçmek.

4. Web Sitesini Ziyaret Etmek İsteyen Kullanıcı Aramaları

Kullanıcı davranışlarında en açık ve net olan arama terimlerinden biri de sadece marka aramalarıdır. Bazen sitenin tam URL’ini bilmediğimizden, bazen tam URL’i yazmak; Google’da marka adını yazıp; direkt sayfaya tıklamaktan daha uzun sürdüğü için bu arama yöntemini kullanırız.

Örneğin, telefonumda müzik dinlemek istediğim zaman Spotify’ı tercih ediyorum. YouTube’u sadece bir şeyleri öğrenmek ya da Justin Timberlake kliplerini izlemek için kullanıyorum. Söz konusu müzik dinlemekse, hem online hem de offline ortamlarda Spotify ilk tercihim. Dolayısıyla hiçbir zaman YouTube uygulamasını telefonuma indirmek gibi bir niyetim olmadı. İhtiyacım olduğunda mobil browser’a (Google default olarak tanımlı) “youtube” yazıp; arama sonuçlarından siteye ulaşıyorum.

İki hafta önce ailemi ziyaret etmeye gittim. Sakarya’da yaşadıkları için sık sık gidebiliyorum. Her neyse, annem akşamları garip Türk dizilerini izlemeyi çok sever. Ama dizi izleme alışkanlığı full konsantre değil; kulağı televizyonda gözü ise iPad’inde olur.

Google Arama Sonuçları SEO
Google Arama Sonuçları SEO

Madem gözü televizyonda değildi, iPad’te neye baktığını sordum ve yemek tarifi aradığını söyledi. Ekranına baktığımda ise her seferinde Google’a girmek için Google arama kutucuğuna “Google” yazdığını gördüm. Garip bir kullanıcı davranışı olmasına rağmen ne yapayım, canım annem!

Yazının Şerbeti

Doğru SEO nasıl yapılır bilmiyor olabilirsin. Hatta SEO’nun ne demek olduğunu, ne işe yaradığını asla bilmiyor olabilirsin. Ancak hedef kitlene web sitesi ile ulaşmaya karar verdiysen:

  • Onların seni nasıl bulduğunu biliyor ve analiz ediyor olman gerekiyor.
  • Sitende ne aradıklarını ya da aramadıklarını biliyor olman gerekiyor.
  • Neden randevu sayfana gelip; randevu oluşturmadıklarını bilmen gerekiyor.

Bu örnekleri tabii ki çoğaltabilirim ama nereye bağlamak istediğimi anladığını biliyorum. Kullanıcılar web sitesi ile ne kadar iyi etkileşime geçerse;

  • O kadar web siteni ziyaret etmeye devam ederler.
  • Diğer insanlara tavsiye ederler; sosyal medyada paylaşırlar, kendi içeriklerinde size referans verirler.
  • İçeriklerini sonuna kadar okurlar.
  • Ürün alırlar, randevu oluşturlar, test sürüşü talep ederler…

Bu yüzden önerim, mutlaka ve mutlaka hedef kitleni tanıman:

Düşün, sen olsan web sitene neden gelirdin, ne yapar ya da yapmazdın? Mesela herkesin cebinde mobil cihaz var. Hedef kitlen daha çok mobil mi kullanıyor yoksa masaüstü mü? Belki araştırmasını mobilde yapıyor ama söz konusu satın almak olunca masaüstü kullanımını tercih ediyor?

Eğer bu konuyu ciddiye alıyorsan, yukarıda bahsettiğim tüm analizleri yapmanda yardımcı olacak Google Search Console ve Google Analytics gibi birçok yardımcı analiz aracı kullanabilirsin.

Ya da bizimle iletişime geçebilirsin.

via GIPHY


İrem Yılmaz
26 Eki 2018

Hizmetlerimizden Faydalanmak İçin

BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Müşterilerimizden Biri Sen Olabilirsin!


Sana Nasıl Yardımcı Olabiliriz?